Futbol Amatör

Toksoy: Futbolumuzun devrime ihtiyacı var

Toksoy: Futbolumuzun devrime ihtiyacı var

Toksoy: Futbolumuzun devrime ihtiyacı var

Türk sporunun asırlık çınarlarından Vefa’nın yönetim kurulu üyesi Ömer Saltuk Toksoy, amatör futbolda yepyeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu söyledi. ‘Ne yapmalı?’ dosyamız için Aydınlık gazetesinin sorularını yanıtlayan Toksoy, futbolda başarı için her kademede baştan aşağı değişim gerektiğini dile getirdi.

Amatör futbol kulüpleri adeta bir derya. Türkiye genelinde yüzlerce amatör futbol kulübü var ve her biri spor tutkusunu en güçlü biçimde yaşatmaya çalışıyor. Amatör ligler bir yanıyla adeta yüzüne pek bakılmayan bir fabrika gibi. Pek ilgilenilmese de, bu fabrikada futbol, her sene binlerce kişinin hayatına dokunuyor. Spor yapmanın tadına varabilmek ve futbolun keyfini yaşayabilmek için sayısı on binlerle ifade edilebilecek futbol emekçisi, türlü engellerin üstesinden gelmeye çalışıyor.

Türk futbolunun her kademesindeki sorunlarını ele aldığımız “Ne yapmalı?” dosyamızda gerek profesyonel gerekse amatör liglerde iz bırakmış isimlerle söyleşiler yaptık. Profesyonel futbolda dahi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla ciddi maddi problemler yaşanacağı kesinleşmişken, amatör futbol kulüplerinin söz konusu darboğazdan etkilenmemesi düşünülemez. Hatta amatörde durum daha yıkıcı ve keskin olabilir.

Söyleşilerimizden anlaşılacağı üzere, ülkemizi ve tüm dünyayı sarsan pandemi öncesinde dahi amatör futbol liglerinde belli başlı sorunlar vardı. Tesislerin yetersizliği, saha zeminlerinin “betonu” andırması, soyunma odalarının ve tuvaletlerin mikrop yuvası olması, maçlar sırasında bazı sahalarda sağlık görevlilerinin bulunmaması (elbette burada sağlık görevlilerinin değil organizasyonun kusuru var)… Şimdi tüm bu sorunların daha kısıtlı imkanlarla çözüme kavuşturulması gerekiyor. Sorunların çözümünde “nokta atışı” yapılması gerek.

Dosyamızın bugünkü bölümünde Vefa Spor Kulübü Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda yeşil-beyazlı tarihi kulübün altyapı sorumlusu Ömer Saltuk Toksoy ile konuştuk. Gerek Vefa özelinde gerekse amatör futbol kulüplerinin genelinde yaşanan sorunlara ve çözüm yollarına kendisinin açtığı pencereden değindik. “Ne yapmalı?”nın yedinci bölümünde, söz Ömer Saltuk Toksoy’un.

•Türk sporunun en köklü kulüplerinden olan Vefa’nın futboldaki son durumu hakkında bilgi verir misiniz?

Biz 1908 yılında kurulmuş bir kulübüz. Kulübümüzün kökleri daha da eskiye, 1872 yılında Vefa Lisesi’nin kuruluşuna dayanıyor. Geçmişe baktığımızda, İstanbul’da “okullu” sporcular olarak Galatasaray, İstanbulspor ve Vefa var. Kulübümüz bir zamanlar İstanbul’da “dördüncü büyük” olarak anılıyordu. Şu anda ise Bölgesel Amatör Lig’de mücadele ediyoruz.  Amatör ligler, bildiğiniz gibi Türkiye’de en meşakkatli liglerden biri, hatta birincisi. Her şey profesyonel gibi gözükse de işler tamamen amatör biçimde ilerliyor. Maddi imkanlar kısıtlı. Yalnız “her şerde bir hayır vardır” misali, koronavirüs salgını sonrası iyileştirme çalışmaları var. Amatör ligler bir nevi dördüncü lig halini alacak. Federasyon, Spor Toto ve iddia gelirleri elde edilebilecek.

‘Bütün yaş gruplarında mücadeleciyiz ama…’

Öte yandan, Vefa olarak bütün yaş gruplarında mücadeleciyiz. 19 yaş altında birinciydik, Türkiye elemelerine katılacaktık. 15 yaş altında şampiyon olduk. Bunun gibi birtakım başarılarımız var fakat İstanbul’daki çoğu kulüp gibi ne tesisimiz ne de yeterli maddi gücümüz var… Şunu da eklemeliyim, basketbol ve voleybol A takımımız da mevcut. Yani tarihi bir miras, bunu yaşatmaya çalışıyoruz. 

•Vefa Spor Kulübü’nde altyapıdan sorumlusunuz. Kulübün altyapısının potansiyeli hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

Lisanslı olarak yaklaşık 300 sporcumuz var. Bu sayı 270 ile 300 arasında değişiyor. Üç spor okulumuz var. Hocalarımız altyapımıza sporcu taşıyor. Amacımız ülkenin çocuklarına hizmet verip onların güzel vakit geçirmelerini sağlamak. Sonraki hedefimiz de A takıma futbolcu yetiştirmek.

Liseden yetişenlere destek çağrısı

Şunu söylemek lazım, Vefa olarak değerimizin çok altındayız. Vefa dediğiniz zaman, Türkiye’de nereye giderseniz gidin, hangi yaş grubunda olursa olsun bilinen ve marka değeri olan bir kulüpten bahsediyoruz. Örneğin geçen günlerde bir yardım organizasyonu düzenledik, veresiye defterlerinin kapatılması için harekete geçtik. Bu o kadar güzel oldu ve adımızla da öyle özdeşleşti ki ülkemizin her yerinden tebrik yağmuru geldi. Ülkemiz aslında bu tarihi mirası biliyor ve herkesin de bu mirasa sahip çıkması lazım. Vefa Lisesi’nden yetişenlerden çok az destek görüyoruz. Sonuçta bu kulüp, bu okulun bağrından doğdu. Spor kulübümüze daha çok destek olmaları gerekiyor.

‘Ya futbol ya okul döngüsü kırılmalı’

•Vefa’da ve hatta çerçeveyi geniş tutarsak amatör ligler genelinde altyapılarda karşılaşılan en büyük sorunlar neler?

Öncelikle antrenman sahamız yok. Bu en büyük sıkıntı. Antrenörlerimizin de kendini geliştirmesi lazım. Maalesef futbolda yöneticilerin de hocaların da eğitim düzeyi düşük. Bir süre sonra futbolcular da buna dahil oluyor. “Ya futbol ya okul” ikilemi ortaya çıkıyor. Ülkemiz bunu bir türlü düzeltebilmiş değil. Sanırım biraz kafa yapımızı da değiştirmemiz gerekiyor. “Top oynayacaksan okuyamazsın” gibi bir klişe var. Bu bir paradoks adeta, dönüp, dönüp duruyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünü hatırlayalım: “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” Ancak futbolumuzda, ahlak ve disiplin sorunu da mevcut.

‘Sorunlar temelden başlıyor’

Tekrar saha sıkıntısından bahsedecek olursak, amatörlerde antrenman sahası çok kısıtlı. İdman sahasını biz dörde bölüyoruz. Burada birer saat antrenman yapabiliyoruz. Bu şekilde oyuncular nasıl gelişecek ve maçlara hazırlanacaklar? Bu çocuklar nasıl eğitilecek? Futbolda yabancı oyuncuların ağırlığından şikayet ediyoruz ama futbolcularımızı yabancılarla mücadele edecek biçimde geliştiremiyoruz. Biz daha temelden dışarıda kalıyoruz, oyuncularımıza rekabet edecek ortam sunamıyoruz. Hemen her şehrimize gerçekten çok güzel statlar yapıyoruz ama orada oynayacak oyuncular yetiştiremiyoruz. Antrenörler eğitimsiz, imkanlar yetersiz. Yöneticiler de bazen başına buyruk davranabiliyor. Bütün bunların değişmesi için bütün spor ön yargılarının ortadan kalkması ve baştan aşağı eğitim lazım. Bütün gereksiz amatör kulüpleri kapatmak lazım. Sadece iki yaş grubunda mücadele eden kulüpler, bizim gibi kulüplerle aynı geliri, aynı sahayı paylaşıyor. Buna bir çare bulmak gerek.

‘Belediye Başkanın yaptığı güzel bir örnek’

Fatih Belediyesi Başkanı Ergün Turan, girdiğin yaş grubuna göre gelir ve malzeme sağlıyor. Ayrım gözetmeksizin bu yapılıyor. Bu çok güzel bir örnek. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığının, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ortak hareket edip sporcular konusunda yeni bir yöntem bulması lazım. Akademiler kurulmalı ve o akademilerde eğitmenler, psikologlar, sağlık görevlileri, eğitmenler olmalı. Çocuklara kitap okuma alışkanlığının kazandırılması lazım. Yani eskinin yıkılması, adeta bir devrim yapılması gerekiyor.

Semih Nişancı

https://aydinlik.com.tr/
HABERİ PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ